28/12/2025

1942

1942

hep rüyama giriyor 
bir boğulma hissiyle
üstleri paramparça
elleri kan içinde
birbirine sarılmış,
-orada, öyle yatmış-
bir hikaye düşünün 
öylece yarım kalmış...
mahzene kapatılmış,
unutulmuş insanlar.

***

ekim sonlarındaydı
her şey o gün başladı.
kadın, çocuk, ihtiyar..
önceki yıl vardılar.
birkaç mevsim içinde
ortadan yok oldular.
sanki yaşamadılar.
unutulmuş insanlar.

***

sanki biri bir yerden 
bir duman üflüyordu 
o duman, yılan gibi 
kıvrılıp duruyordu.
biri, yerden yukarı,
-sinsi, korkak, şeytansı-
merdiven kuruyordu.
anlayamıyor kişi 
sonsuzu, son içinde...
orada durdu işte!
orada durdu zaman.
orada hapsoldular.
unutulmuş insanlar.

***

Sesleri kulağımda.
İnanın, böyle ama:
Ummadığın bir yerde 
Masana otururlar.
Yahut da bir trende 
Karşı koltuktadırlar.
Belki de şu çarşıdan 
Bir şeyler alıyorlar.
Şu merdivendeki çocuk 
Üst kat komşu değil mi?
Geçen yaz salıncaktan
Düşüvermişti hani!
Sargılı küçük kolu 
ve gedik dişleriyle
sanki bezden yapılmış
Oyuncağa benzerdi. 
Peki ya şu kasketli 
amca bakkal değil mi?
bizim oğlan, önünde 
tekerlek çevirirdi. 
Şimdi dükkan orası-
çatık kaşlı bir adam, 
Kibirle oturuyor.
kasılarak elinde
çevirerek kurduğu 
avcı tüfeklerini
İştahla temizliyor.
Koşan çocuk olursa, 
dükkanının önünden
-nasıl da üşenmeden- 
öfkeyle kovalıyor!
Ne kadar zaman geçti 
Kaç yıl oldu: belki üç, belki iki?
ve ne çok şey değişti...
İnanın diyorum da
Kimseler inanmaz ki!
Oturup anlatsak da?
Her şey bir masal gibi...
Oysa gerçek gün gibi.
Yine de insanız ya,
Kabulü zor oluyor.
Sanki hep aramızda 
Sesi kulağımızda.
Saklıdır yaramızda
-ne kadar dehşetli şey-
sanki yaşamadılar.
oysaki daha dün
işte, şuradaydılar.
 
Unutulmuş insanlar.

Onur Aydemir
Aralık 2025, Ankara

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.